Bütüncül yaklaşım, modern tıbbın mimarı Hippocrates’dan bu yana tüm zamanlarda, bireylerin sıkıntılı durumlarına şifa bulmalarında önemli bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Eski uygarlıklara baktığımızda, bütüncül yaklaşımın beden ile aklın ilişkisini anlamaya çalışan bir etkisi olduğu kadar, zaman zaman bireylerin inanç sistemlerini de bütünün parçası olarak değerlendiren bir yaklaşım olduğunu görmekteyiz. Bu nedenle, bütüncül yaklaşım yıllarca hem tıp insanlarının hem de din adamlarının ilgi alanı olmuştur.
İnsan fizyolojik, psikolojik, sosyal, entelektüel, manevi ve kültürel boyutları olan bir bütündür. Bu boyutların her biri, birbiri ile ilişkilidir ve birbirini etkilemektedir. Her insan bireyseldir ve her insanın sağlığa ve hastalığa verdiği tepkiler birbirinden farklıdır. Dolayısıyla bireylere sunulan sağlık hizmetinin de biricik olması, insanın biricik olduğu kadar gerçektir. İnsanın biricikliğine saygı duyulması, fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliği son yıllarda ilgili bilim alanları tarafından yeniden tartışılan bir konudur. Günümüzde bütüncül bakımı destekleyen birçok kanıta dayalı uygulama ve bu uygulamaların hemşirelik bakım modelleri ve eğitim müfredatına yansıdığını görmekteyiz.
Bütüncül bakım beden, zihin, ruhun birbirine bağlı olduğunu ve bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Modern hemşireliğin kurucusu olan ve ilk bütüncül bakımın öncülerinden biri olarak kabul edilen Florence Nightingale, bütüncül bakışı “Sağlık için, manevi gereksinimler vücudu oluşturan fiziksel organlar kadar önemli bir öğedir, hepimizin gözlemlediği fiziksel durum zihnimizi ve ruhumuzu etkileyebilir. Bir birey ruhsal ve duygusal olarak yaralandıysa ve zarar gördüyse fiziksel hastalıklar da ortaya çıkabilir” şeklinde ifade etmektedir. Amerikan Holistik Hemşireler Birliği’ de sağlıklı olmayı, akıl, beden ve ruh arasındaki uyum düzeyi olarak tanımlamış ve hemşirelerin insanı sadece fiziksel olarak değil bir bütün olarak ele alması gerektiğini vurgulayarak bütüncül bakımın gerekliliğinden bahsetmiştir. Bütüncül bakım anlayışı bireylerin yaşam kalitesini arttırdığı gibi bireylere sunulan sağlık hizmetinin kalitesini de arttırmaktadır. Birçok fiziksel hastalığın nedenleri arasında yer alan psikolojik, sosyal, entelektüel, kültürel ve manevi faktörler konsültasyon liyezon psikiyatrisi (KLP) bilim alanında çokça tartışılmaktadır. KLP disiplini uzun yıllar önce ilk bilinen adı psikosomatik tıp kavramı ile ortaya çıkmış, ancak son yıllarda bu disiplin psikiyatrinin bir yan dalı olarak tanımlanmıştır. Hemşirelik mesleğinin felsefesi içinde bireyin bir bütün olarak ele alınması, hastalıkların önlenmesi, acıdan anlam bulma, bakım, danışmanlık ve eğitim KLP disiplini ile de fazlasıyla örtüşmektedir. Bu nedenledir ki, KLP uygulamalarında başından beri hemşireler etkin roller üstlenmişlerdir. Yine son yıllarda yapılan araştırmalar ve uygulamalar neticesinde psikiyatri hemşireliğinin bir alt alanı olarak kabul edilen KLP hemşireliğinin önemi gün geçtikçe artmaktadır.
Ülkemizde Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü çatısında 2014 yılında ilk kez açılan KLP hemşireliği yüksek lisans programı ile dünyada olduğu kadar ülkemizde de resmi olarak uzman KLP hemşireleri yetişmeye başlamıştır. Geçmişe baktığımızda ülkemizde bütüncül bakım ve KLP hemşireliği alanlarına ilişkin bir çok tezin yapıldığını ve bir çok makalenin yayınlandığını görmekteyiz. Hatta hemşireliğin diğer alanlarında da uzmanlık tezlerinin çoğunun bu alana yöneldiği bir gerçektir.
Değişen dünya, değişen sağlık sistemi, hemşirelerinde profesyonel rollerini yeniden gözden geçirmeleri gerekliliğini doğurmuştur. Bu gereklilik, ülkemizde de 2011 yılında Resmi Gazete’de Sağlık Bakanlığının yayınladığı, Psikiyatri Hemşireleri Derneği üyeleri olarak bizlerinde katkı verdiği, “Hemşirelik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile kendini göstermiştir. Bu yönetmelikte, KLP hemşireliği, psikiyatri hemşireliğinin yan dalları arasında yer alan bir alan olarak görev, yetki ve sorumluluklarıyla birlikte tanımlanmıştır.
Biz hemşireler, insan olgusuna verdiğimiz değer bilinci ile bakım, tedavi, eğitim ve danışmanlık gibi görevlerimizi yerine getirmekteyiz. Ancak profesyonel bir mesleğin değerlerinin yanı sıra tutunacağı bilgi, birikim ve kaynaklara da ihtiyaç duymaktayız. Ulusal ve uluslararası literatürde hem bütüncül bakım hem de bütüncül bakıma en büyük desteği ve bilgiyi sağlayan KLP hemşireliği alanında yazılmış, nitelikli bir kaynak kitabın olmadığını farkettiğimiz de bu kitabı yazmayı amaçladık.
Başta hemşireler olmak üzere, sağlık profesyonellerinin fiziksel ve psikiyatrik hastalıklara sahip bireylere bütüncül bakım verirken rehber bir kaynak olması, KLP hemşireliğinin görev, yetki ve sorumluluklarının net bir şekilde anlaşılmasını sağlamak amacıyla bu kitabı hazırlamaya çalıştık.
Kendi alanında uzman birçok akademisyen ve klinisyen hemşirenin yazar olarak katkı sunduğu bu kitap, uzun bir yolculuktan sonra okuyucu ile buluşmaya nihayet hazır hale gelmiştir. Editörler olarak hayalini uzun süredir kurduğumuz bu kitabın tüm aşamalarında tekrar tekrar düşündüğümüz, zaman zaman zorlandığımız ve zorladığımız tek şey, bu alandaki bilinmezlikler, yeterlilikler, çelişkiler ve dil birliği idi. Özellikle bütüncül bakım, bütüncül bakımın hemşirelik sürecine yansıması ve KLP hemşireliği gibi kavramlarla ilgili ortak bir noktada buluşmak bizim açımızdan da oldukça zorlayıcı oldu. Nihayetinde tüm yazar ekibi olarak, literatürün ve deneyimlerin katkısı ile birçok kavramda dil birliğine varabildik. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün “Her nevi sağlık mücadelesini, mümkün olan derecede çabuk ve geniş bir surette takip etmek, başlıca hedeflerden olmaya layıktır” sözünü bu süreçte yolumuza ışık yaptık. Geldiğimiz bu noktada, bu kitabın hem ülkemiz, hem de dünya literatürüne ve mesleğimize katkı vereceğinden dolayı mutluluk duymaktayız. “Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Hemşireliği: Fiziksel Hastalıklarda Bütüncül Bakım” kitabımıza katkı sunan tüm yazarlara, İstanbul Tıp Kitabevine ve sabırları için ailelerimize teşekkür ederiz.
Nihayetinde birçok sorunla baş etmek zorunda olan hastalarımız ve yakınlarına şifa, meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize bilgi, tüm sağlık profesyonellerine rehber olmasını diliyoruz. Keyifli okumalar…
2025
Editörler
Doç. Dr. Serap YILDIRIM Prof. Dr. Esra ENGİN