İç Hastalıkları Uzmanları İçin Preoperatif Değerlendirme 2. Baskı
Tıbbın en önemli özelliklerinden biri, bilginin hiçbir zaman durağan olmamasıdır. Yeni çalışmalar, değişen klinik yaklaşımlar, güncellenen kılavuzlar ve gelişen teknolojiler, günlük pratiğimizde daha önce doğru kabul ettiğimiz birçok yaklaşımı yeniden değerlendirmemizi gerektirmektedir. Preoperatif değerlendirme de bu değişimin en belirgin şekilde yaşandığı klinik alanlardan biridir.
Cerrahi geçirecek bir hastanın değerlendirilmesi, yalnızca ameliyat öncesinde mevcut hastalıkların ve laboratuvar değerlerinin gözden geçirilmesi değildir. Günümüzde preoperatif değerlendirme; hastanın mevcut klinik durumunun, cerrahi stresin, anestezinin, komorbiditelerin, kullanılan ilaçların ve perioperatif dönemde ortaya çıkabilecek risklerin birlikte ele alındığı, dinamik ve bireyselleştirilmiş bir süreç olarak kabul edilmektedir.
Bu anlayışla hazırladığımız “İç Hastalıkları İçin Preoperatif Değerlendirme” kitabının ilk baskısını yayımlarken temel amacımız, iç hastalıkları hekimlerinin preoperatif değerlendirme sırasında karşılaştıkları sorulara bilimsel kanıta dayalı, sistematik ve günlük pratiğe aktarılabilir yanıtlar sunmaktı. İlk baskının gördüğü ilgi, kitabın farklı klinik ortamlarda meslektaşlarımız tarafından kullanılması ve bizlere ulaştırılan değerli geri bildirimler, bu çalışmanın daha da geliştirilmesi için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.
Aradan geçen zaman içinde perioperatif tıp alanında önemli gelişmeler yaşandı. Özellikle kardiyovasküler risk değerlendirmesi, antitrombotik tedavilerin yönetimi, diyabet ve yeni nesil antidiyabetik ilaçların perioperatif kullanımı, hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı, obezite, solunum sistemi hastalıkları ve yaşlı hastaların yönetimi konusunda bilgi birikimimiz önemli ölçüde arttı. Bunun yanı sıra, hastanın yalnızca ameliyat için “uygun” olup olmadığına odaklanan geleneksel yaklaşımın yerini, perioperatif risklerin önceden belirlenmesi ve mümkün olanların optimize edilmesi anlayışı almaya başladı.
İşte bu nedenlerle ikinci baskıyı yalnızca ilk baskının güncellenmiş bir tekrarı olarak değil, kapsamı genişletilmiş ve klinik ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden gözden geçirilmiş bir çalışma olarak hazırladık.
Bu baskıda, güncel bilimsel veriler ve kılavuzlar doğrultusunda mevcut bölümler gözden geçirilmiş; klinik pratiğimizde giderek daha fazla önem kazanan konular genişletilmiş ve gerekli görülen yeni başlıklar eklenmiştir.
Çünkü preoperatif değerlendirmenin temel sorusu artık yalnızca “Bu hasta ameliyat olabilir mi?” değildir.
Asıl soru;
“Bu hastanın perioperatif riskleri nelerdir, hangileri değiştirilebilir ve hastayı ameliyata mümkün olan en güvenli şekilde nasıl hazırlayabiliriz?”
olmalıdır.
Bu yaklaşım, iç hastalıkları uzmanının preoperatif süreçteki rolünü de yeniden tanımlamaktadır. Hekim, yalnızca mevcut hastalıkları saptayan ve konsültasyon görüşü bildiren kişi olmaktan öte; hastanın risk profilini bütüncül olarak değerlendiren, değiştirilebilir risk faktörlerini belirleyen, kronik hastalıkların kontrolünü sağlayan, ilaç tedavilerini yeniden düzenleyen ve gerektiğinde multidisipliner perioperatif bakımın koordinasyonuna katkıda bulunan bir konuma sahiptir.
Özellikle günümüzde ileri yaşta, birden fazla kronik hastalığı bulunan ve çok sayıda ilaç kullanan hastaların cerrahiye alınması giderek daha sık karşılaştığımız bir durumdur. Bu hastalarda “tek bir hastalığa” odaklanan yaklaşım çoğu zaman yeterli değildir. Hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı, kalp yetersizliği, kronik böbrek hastalığı, obezite ve solunum sistemi hastalıklarının birbirleriyle etkileşimi, perioperatif riskin gerçek boyutunu belirleyebilmektedir. Dolayısıyla hastayı bir bütün olarak değerlendirmek, preoperatif yaklaşımın temelini oluşturmaktadır.
Öte yandan, her hastaya aynı tetkikleri istemek veya her olası riski dışlamak amacıyla gereksiz incelemeler yapmak da doğru bir yaklaşım değildir. Modern preoperatif değerlendirme, risk temelli ve hastaya özgü olmalıdır. İstenen her tetkikin klinik bir soruya yanıt vermesi, elde edilen her bulgunun da yönetimi değiştirecek bir karşılığının bulunması gerekir. Bu kitapta mümkün olduğunca bu temel prensibi korumaya çalıştık.
Kitabın hazırlanmasında katkıda bulunan tüm yazarlarımız, kendi uzmanlık alanlarının deneyimlerini ve güncel bilimsel verileri bir araya getirerek önemli bir emek ortaya koydular. Kendilerine, özverili çalışmaları, titizlikleri ve bu ortak bilimsel çabaya verdikleri değerli katkılar için teşekkür ediyorum.
Ayrıca ilk baskının ardından görüş ve önerileriyle kitabın gelişmesine katkıda bulunan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederim. Bir kitabın gerçek değerinin, yalnızca içerdiği bilgilerle değil, klinik uygulamada sağladığı katkıyla ölçülebileceğine inanıyorum.
Bu ikinci baskının da aynı anlayışla; iç hastalıkları uzmanları başta olmak üzere, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanları, cerrahlar ve perioperatif hasta yönetiminde görev alan tüm sağlık profesyonelleri için yararlı bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum.
Sonuçta hedefimiz yalnızca daha fazla bilgi sunmak değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru değerlendirmeyi yapabilmek ve cerrahi sürecin güvenliğini artırabilmektir.
Bilimsel gelişimin ışığında, hastanın merkezde olduğu ve multidisipliner iş birliğinin esas alındığı daha güvenli bir perioperatif bakım anlayışına katkı sunması dileğiyle…
Prof. Dr. Tufan Tükek
Editör